
Hududunu denizler, dev dalgalar yalıyor.
Kafkas’tan Viyana’ya, Kırım’dan Çaldıran’a
Irmak ırmak dağıldım, her diyardan her yana,
Su içtim ben Tuna’dan, ben Nil’den kana kana
Fakat şimdi,
“Haritada sırt üstü uzandığım zaman,
Ayaklarım dışarda kalıyor.”
Ben Fatih’im, Yavuz’um, Süleyman adı şanlı
Ki kılıçlar dönerdi savaştan ucu kanlı
Barbaros’um, Turgut’um, Mehmetçiğim imanlı
Ben Türk’üm, ben Selçuk’um, ben Oğuz, ben
Osmanlı
Ve devletler kavuğumda dilim dilimdi.
Fakat şimdi,
“Haritada sırt üstü uzandığım zaman,
Ayaklarım dışarda kalıyor.”
Hicaz’dan, Cezayir’den tarihler haber salar
Macaristan, Balkanlar tatlı uykuya dalar,
İnci inci dizilir ve şahlanır adalar,
Yiğitler seslenir der: Bu dünya bana çok dar.
Ve devletler kavuğumda dilim dilimdi,
Fakat şimdi,
“Haritada sırt üstü uzandığım zaman,
Ayaklarım dışarda kalıyor.”
Gün gelir yine tutar ufku ipekten bir şal,
Ay yıldızlı bayrağım sarar cihanı al al,
Allah Allah diyerek düşmana saldır da kal,
Duyulur damarlarda yine Mustafa Kemal
Ve devletler kavuğumda dilim dilimdi
Fakat şimdi,
“Haritada sırt üstü uzandığım zaman,
Ayaklarım dışarda kalıyor.”
Necmettin ESİN