Oyhan Hasan BILDIRKİ'den çeşitli edebi yazılar, eleştiri, deneme, makale örnekleri ve seçilmiş şiirler



GÖKÇE

KUBBE-İ HADRA * Oyhan Hasan BILDIRKİ

23:06, 20/5/2008 .. Posted in Anma .. yok Yorumlar .. <%TrackbackCount%> trackbacks .. Bağlantılar

 

Kubbe-i Hadra (Arif Nihat Asya, 1975)

 

"Edebiyatımızda "bayrak" şairi olarak ta­nınan Arif Nihat ASYA, Kubbe-i Hadra'sı ile de­ğişik bir şiir vadisinde görülüyor. Asya, bu ese­riyle Mevlânâ'dan esintiler veriyor şiir dünya­mıza. Bu kitaptaki şiirlerde onun mistik, rindane ve mevlevi tarafını görüyoruz.

Türk insanının dertlerini, şanlı geçmişi­mizi, bağrı yanık Anadolu'muzu mısra mısra, di­ğer kitaplarında şiirleştiren Arif Nihat Asya, Kubbe-i Hadra ile mana âlemine dalıyor. Bu şi­irlerde o nüktedan, destanımsı ses yok artık. Her şeyde Leyla'yı (Tanrı) görmek, masiva kaydından kurtulmak, giydiği elbiseyi bile kimsesizlere vermek isteyen şair, sanki Mevlânâ'nın ağzından konuşur gibidir. Bir kıtasında bunu, kendisi şöyle anlatır:

Ne şiir söyledimse hepsi onun:

Eserim varidat-ı Mevlânâ

Ve hayatım hayat-ı Mevlânâ.

Kubbe-i Hadra, Konya'dadır.

 

Kubbe-i Hadra, Mevlânâ Celâlettin-i Rumî'nin yattığı türbedir. Türbenin yeşil kubbeli olması, Kubbe-i Hadra adıyla anılmasına vesile olmuştur.

Ey Kubbe-i Hadra, Hızır'ın doğduğu dergâh

Ey Kubbe-i Hadra yeşilin mehd-i zuhûru.

O'na göre; burası Hızır'ın doğduğu der­gâhtır. Yeşil renk bile, Kubbe-i Hadra ile anlam kazanmış, daha doğrusu yeşil renge Kubbe-i Hadra, beşik olmuştur. Yeşilin doğduğu yer, Kubbe-i Hadra'dır. Yeşil, umut demektir. Kubbe-i Hadra ise bir umut kapısı, bir umut dergâhıdır.

 

Lâkin, bir vakit olmuş, bu umut kapısı ki­litlenmiş, umut alevlerini dört bir yana sarıp, yol­cuların (dervişlerin) gönlüne ulaşamamıştır. Şair bu durumdan şöyle yakınmaktadır:

Görsün ibret, kilid altında kalan bir uluyu..

Ki duâlarla dilekler ve adaklar sonsun:

Hangi tarih kapamıştır bu mübarek kapuyu?

 

Mesnevî'yi yeniden yazar gibi görünen şair, Türk şiirine yeni bir tem getiriyor: Ona göre ölüm ve hasret, hurafeden başka bir şey değildir. Tasavvufçulara göre; Yaradan ve yaratılan, aynı şeydir. Buna vücud-ı mutlak denir. Şaire göre, ölüm ve hasret yoktur. Yaradan ve yaratılan, aynı şeyde birlikte bulunurlar. Bu kâh çiçek olur, kâh böcek olur, kâh sükût olur, Kubbe-i Hadra'da gönlünü doldurur.

Bu şiirlerde sonsuzluk âlemine duyulan arzu, Tanrı'ya ulaşma isteğinin yanında yer yer, fikir yüklü beyitlere rastlıyoruz:

Ney sesleriyle beslenebilseydi serçeler

Onlar da bir baharın olurlardı bülbülü.

 

Bu beyitte; aynı kaynaktan yararlansaydı bütün kişiler, hepsi aynı güzellikte olur, aynı eğitim, onları ham iken olgunlaştırırdı dercesine bir anlayış hakimdir. Biraz da, masiva kaydından kurtulamayan insanın davranışını haklı gösterme çabası vardır.

Asya, kötülük ve tuzaklarla dolu olan bu dünyayı sevmez. Onu reddeder:

Sim u zeheb hazinesi dünyayı reddedip

Musa misali, ey avucum, narı okşamak.

(Altın ve gümüş hazinesi olan bu dünyayı istemeyip, ben de Musa gibi, avcumla ateşi okşa­mak isterim.)

 

Kitaptaki şiirlerini genellikle beyitler üs­tüne kuran şair, bütün şiirlerinde aruz veznini ustaca kullanmıştır. Şiirlerinin birçoğu "matla beyti" olmayan gazel kafiyelenişindedir. Yer yer gazeller, rubai ve dörtlükler, üçlüklerle kurulmuş şiirleri de var.

Kubbe-i Hadra ile şair, bizi mana âlemine çekmektedir. O'nu söyleten, Mevlânâ'dır.

 

Ahmet Kabaklı'ya göre de, şair; "Kubbe-i Hadra merhalesinde Mevlânâ'nın ruhu ile tanışan Arif Nihat Asya'nın biraz daha derinlik ve son­suzluk özleyişine geçtiği görülüyor. Yurdun insa­nına, diline, Kur'an'ına, nakışına, kilimine, mi­mari eserlerine yeni bir Yahya Kemal'in bakışıyla eğiliyor."

 (bk. A. Kabaklı, Türk Edebiyatı III. Cilt, s. 234)" (1)

 

Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

 

 

(1)     BILDIRKİ Oyhan Hasan, BEŞPARMAK A.K.S.D. Arif Nihat Asya Özel Bölümü, Sayı:17 s.9 / Ocak 1991

 

arif nihat asya

Biyografisi:


 ASYA, ÂRİF NİHAT, (1904-1975) Bayrak şâiri. İstanbul’un Çatalca ilçesinin İnceğiz köyünde doğdu. Babası Zîver Efendi Tokat’lı, anası Fatma Hanım Tırnova’lı (Bulgaristan)dır. Ârif Nihat bir aylıkken babası öldü. Akrabalarının himayesinde büyüdü. Bu yüzden şiirlerinde öksüzlüğün acısını derinden duymuş ve duyurmuştur. Orta tahsilini parasız – yatılı olarak Bolu ve Kastamonu Liselerinde tamamladıktan sonra, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nun Edebiyat Bölümü’nden mezun oldu. Çeşitli liselerde edebiyat öğretmenliği ve müdürlük yaptı. 1950-1954 döneminde Seyhan (Adana) milletvekili oldu. Ankara Gazi Lisesi öğretmeni iken emekliye ayrıldı.
Edebiyatımızda “Bayrak” şâiri olarak tanınan Asya, Bayrak şiirini Adana’nın kurtuluş günü olan bir “5 Ocak”ın heyecanı ile yazdı. İlâhî tesadüf ki, ölümü de gene bir 5 Ocak gününe rastladı. (Ankara 1975). Edebî şahsiyetinin en kuvvetli yönü şâirliği olmakla beraber, şiirleri kadar güzel ve kuvvetli nesirleri de vardır. İlk yazısını Millî Mücadele sırasında Kastamonu Lisesinde öğrenci iken yazdı. Bir çok dergi ve gazetelerde yazılar yazdı. Çok verimli bir yazardı, basılmış 25 eseri vardır. Şiirlerinde hece, arûz ve serbest vezinleri kullanan Arif Nihat nazmın her tür ve şekliyle eserler vermiştir. Canlı, çekici ve heyecan verici bir üslûbu vardır. Güzel ve zarîf benzetmelerin yanı sıra, keskin zekâsının, şakacı mizâcının mahsûlü olan nükteleri, hicivleri, kelime oyunları üslûbunu tamamlayan önemli unsurlardır. Arkadaşlarına şiir armağan etmek, tarih düşürmek onda husûsî bir zevk haline gelmişti. Büyük bir milliyetçi olan şâirin eserlerinde, tarihimiz, coğrafyamız, îmânımız, sanatımız, insanımız kısacası Türklüğümüz dile gelmiştir. Şiirlerinin toplandığı kitaplar şunlardır: Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, Kökler ve Dallar, Rübâiyyât-ı Ârif -I-, Rübâiyyât-ı Ârir -II-, Dualar ve Âminler, Fatihler Ölmez ve Takvimler, Ses ve Toprak. Nesirleri: Top Sesleri, Aramak ve Söyleyememek, Ayın Aynasında, Kanatlarını Arayanlar, Kubbeler.

ÖTÜKEN NEŞRİYAT



{ } { SAYFADAN 1 SAYFAYA 5 } { DAHA ÖNCEKİLER }

KİMLİK

Oyhan Hasan BILDIRKİ'den çeşitli edebi yazılar, eleştiri, deneme, makale örnekleri ve seçilmiş şiirler

Ana Sayfa
Hayatım
Yazı Odam
Arkadaşlarım
Admin Girişi
e-Posta Gönder

BAĞLANTILAR

EDEBİYAT PENCERESİ
GÖKÇE
ÖYKÜMÖYKÜ
SEVGİYE SUSAMAK
SARIZEYBEK
DOLUNAY
ALEVDEN DOSTLUKLAR

ETİKETLER


SON YAZILARIM

Güneşi Paylaşmak
KARA KIZIN KUĞULARI
KELOĞLAN’IN NARLARI
Osman Aytekin'den Bir Çizgi Roman: GÜL BABA VE IV MURAT
SARIZEYBEK DERGİSİ 40. SAYISINA ULAŞTI
BİR KİTABIN ELEŞTİRİSİ: ÜÇÜNCÜ GÜNÜN ÖĞLESİ
ÖZLEM DENİZİ
ÇANAKKALE ŞİİRLERİ
ÇANAKKALE GEÇİLEMEDİ DUYSUN DÜŞMANLAR
İLK AŞKLAR
GİTME YÂR
ÖZET
MİLLÎ MÜCADELE’DE SÖKE CEPHESİ VE ÖNDERLERİ
HÜSEYİN ÖZMEN: SEVDA GÜLDEN KONUŞ(T)UR
YAZARINI BEKLEYEN TOPRAKLAR
BİRİCİK ANAMA
CENGİZ AYTMATOV ÖLDÜ
GÖZBEBEĞİM, MEMLEKETİM SÖKE
HÜZÜN DÜŞMÜŞ PENCEREM AYDINLANACAK
HOCA AHMET YESEVÎ

ARKADAŞLAR

sahi
sukranca
hasanbildirki
yeniedebiyat
ilhanm
cocukca
muzaffererdem
kastamonunet
oykuleroykuculer
siirlersairler
senpazarinsesi
yasarcagbayir
canakkaledestandestan
Blogcu Yardım
yeniguneturku
alsahindex
eglencecafe
kitapnehri

MÜZİK

ZAMAN NE?

TANITIM


Web GÖKÇE

RESİMLER















Öteki Resimler

ÖTEKİLER

Sitenizesayac.com

TAHTA


DÜZENLEYEN © GÖKÇE
RESİMLEME © TUTKULU YÜREĞİM
GÖKÇE © ADMİN GİRİŞİ
RESİMLEME © OYHAN
GÖKÇE

photo

GÖKKUŞAĞI